Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türk Devletleri İşbirliği Günü Resepsiyonu’nda yaptığı konuşmada, TDT’nin bölgesel barışa katkısını vurguladı ve 2026’da Türkiye’nin zirveye ev sahipliği yapacağını duyurdu.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türk Devletleri İşbirliği Günü Resepsiyonu’nda yaptığı konuşmada, Nahçıvan Anlaşması’nın 17. yıl dönümünü kutladıklarını belirtti. Uraloğlu, 3 Ekim 2009’un ‘Dilde, Fikirde, İşte Birlik’ şiarına yönelik ortak inancın somut bir tezahürü olduğunu vurguladı.
Bakan Uraloğlu, Türk Devletleri Teşkilatı’nın (TDT) zamanla bir cazibe merkezi haline geldiğini ve Macaristan, Türkmenistan ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin gözlemci üye olarak katılımıyla örnek bir işbirliği modeli oluşturduğunu ifade etti. Uraloğlu, TDT’nin önümüzdeki yıllarda da bölgesinde ve ötesinde barış, refah ve istikrara hizmet etmeye devam edeceğini söyledi.
Uraloğlu, son on yedi yılda Türk Devletleri arasındaki ikili ve çok taraflı işbirliklerinde kaydedilen ilerlemenin dikkat çekici olduğunu belirtti. TDT bünyesindeki 60’tan fazla mekanizma aracılığıyla küresel ve bölgesel sınamalar karşısında dayanışmanın pekiştirildiğini ve uluslararası güvenliğe katkı sağlandığını aktardı.
Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin 29-30 Ekim 2026 tarihlerinde Ankara’da, “Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik” temasıyla 13. Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi’ne ev sahipliği yapacağını duyurdu. Uraloğlu, zirvenin Türk Dünyası’nın bütünleşme sürecinde yeni bir aşama oluşturacağını ve ortak geleceğin inşa edilmesi iradesini pekiştireceğini kaydetti.
Uraloğlu, Türkiye’nin Dönem Başkanlığı’nda Türk Dünyası Yüzyılı vizyonu doğrultusunda kardeş ülkeler arasındaki desteği güçlendirmeyi, ortak menfaatleri savunmayı ve Teşkilatın uluslararası görünürlüğünü artırmayı hedeflediklerini belirtti. Birlikte hareket etme iradesinin daha güvenli ve müreffeh bir geleceğin teminatı olduğuna inandıklarını sözlerine ekledi.
Bakan Uraloğlu, 2040’ta daha güçlü bağlara sahip, değişen dünya şartlarına karşı daha dayanıklı, birlikte daha fazla üreten ve dünyayla yapıcı işbirliğini sürdüren bir Türk Dünyası öngördüğünü ifade etti. Uraloğlu, Türk Yüzyılı’nı bu hedefe adım adım ulaşılacak bir dönem olarak gördüklerini belirtti.
Yorum Yap