
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye ile Afrika arasındaki ekonomik ilişkilerin son 25 yılda ulaştığı boyutu, 6. Afrika Tarım ve Gıda Sanayisi Zirvesi (SAAA 2026) kapsamında düzenlenen etkinlikte anlattı. Bolat, Türk müteahhitlerinin kıtada toplam taahhüt bedeli yaklaşık 105 milyar dolar olan 2 bin 118 proje üstlendiğini bildirdi.
Etkinlik, Afrika ülkelerinden iş insanlarını, karar vericileri ve kurum temsilcilerini Türk firmalarıyla bir araya getirmek amacıyla İstanbul’da, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Dış Ticaret Kompleksi’nde düzenleniyor. Zirvenin odağında tarım, gıda ve tarım teknolojileri yer alıyor.
Ticari ilişkilerde büyüme
Bolat, 2003 yılında Afrika’da dört olan Ticaret Müşavirliği sayısının bugün 31 ülkeye çıktığını, DEİK bünyesinde 48 iş konseyinin kurulduğunu ve büyükelçilik sayısının hızla arttığını aktardı. TİKA ve Türkiye Maarif Vakfı’nın da kıtadaki faaliyetlere katkı sunduğunu belirtti.
Ticaret hacminin 2003’te 5,4 milyar dolar iken 2025 itibarıyla yaklaşık 40 milyar dolara ulaştığını söyleyen Bolat, ihracatın 2,1 milyar dolardan yaklaşık 24 milyar dolara, ithalatın ise 3,3 milyar dolardan 16 milyar dolara yükseldiğini ifade etti.
Anlaşmalar ve yeni eylem planı
Türkiye’nin 50 Afrika ülkesiyle ticaret ve ekonomik işbirliği anlaşması, 33 ülkeyle yatırımların karşılıklı teşviki ve korunması anlaşması, 19 ülkeyle çifte vergilendirmenin önlenmesi anlaşması bulunduğu kaydedildi. Fas, Tunus, Mısır, Mauritius ve Sudan ile serbest ticaret anlaşması yürürlükte.
Bakanlık, 2025-2029 dönemini kapsayan Afrika stratejisi çerçevesinde enerji, madencilik, ulaştırma ve bankacılık alanlarında eylemler belirlediğini açıkladı.
Tarımda işbirliği çağrısı
Bolat, Afrika kıtasının ekilmemiş tarım arazilerinin dünyadaki payının yaklaşık yüzde 60 olmasına karşın yıllık 70 ila 100 milyar dolar arasında gıda ithal ettiğine dikkat çekti. Kuraklık, iklim değişikliği, finansman ve altyapı eksikliklerinin gıda güvencesini zorlaştırdığını belirtti.
Gıda işleme tesislerinin modernizasyonu, soğuk zincir, kurutma ve ambalajlama gibi alanların öncelikli olduğunu vurgulayan Bolat, sulama sistemleri ve kuraklığa dayanıklı çeşitlerin geliştirilmesinin de önemine işaret etti.



