Cumhurbaşkanı Erdoğan, 77. Uluslararası Uzay Kongresi’nde Türkiye’nin uzay yarışındaki yerini ve hedeflerini anlattı. Erdoğan, “Türkiye’nin uzay yarışında geri kalmasına asla müsaade etmedik” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 77. Uluslararası Uzay Kongresi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, Türkiye’nin uzay alanındaki ilerlemelerine ve hedeflerine değindi. Erdoğan, tarihten ilham alarak geleceği şekillendirme çabası içinde olduklarını belirterek, “Hedeflerimizi belirledik, kurumlarımızı güçlendirdik, insan kaynağımıza yatırım yaptık, sanayimizi harekete geçirdik, üniversitelerimizi ve araştırma altyapımızı destekledik. Türkiye’nin uzay yarışında geri kalmasına asla müsaade etmedik.” dedi.
Antalya NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen kongrede konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bilim ve teknolojinin insanlığın her alandaki ilerlemesinin temelinde yer aldığını ve uzayın bu ilerlemenin en kritik alanı olduğunu vurguladı. Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yaptığı bu büyük buluşmada, 111 ülkeden gelen katılımcılara hoş geldiniz diyen Erdoğan, kongrenin yeni iş birliklerine kapı aralamasını temenni etti. Türk milletinin gök bilimlerinde zengin bir birikime sahip olduğunu belirten Erdoğan, Göktürkler döneminden itibaren astronomik gözlemlerin yapıldığını ve bu ilginin İslam’la birlikte daha kurumsal bir hale geldiğini ifade etti. Bağdat, Şam, Semerkant, Buhara, Meraga, Kurtuba, Kahire ve İstanbul gibi merkezlerde pek çok âlimin gök bilimlerine eşsiz katkılar yaptığını hatırlattı. Ali Kuşçu, Seydi Ali Reis ve Takiyüddin gibi isimlerin bu alandaki öncülüğüne dikkat çekti.
Erdoğan, günümüzde Türkiye’nin kendi uydusunu tasarlayan, geliştiren, üreten, test eden ve uzayda işleten nadir ülkelerden biri olduğunu memnuniyetle belirtti. İMECE ile yüksek çözünürlüklü yer gözlem alanında, GÖKTÜRK uydularıyla yer gözlem ve keşif kapasitesinde önemli kazanımlar elde edildiğini söyledi. TÜRKSAT 5A ve TÜRKSAT 5B’nin başarıyla uzaya gönderildiğini, 2024’te ise ilk yerli ve millî haberleşme uydusu TÜRKSAT 6A’nın hizmete alındığını aktardı. TÜRKSAT 6A’nın Türkiye’nin mühendislik kabiliyetini, sanayi altyapısını, insan kaynağını ve uzay teknolojilerindeki öz güvenini teyit ettiğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, uzay araştırmaları ve insanlı uzay faaliyetlerinin de Millî Uzay Programı’nın önemli unsurları arasında yer aldığını belirtti. 2024’te Alper Gezeravcı’nın Uluslararası Uzay İstasyonu’na gönderilerek Cumhuriyet’in ilk insanlı uzay misyonunun gerçekleştirildiğini hatırlatan Erdoğan, Tuva Cihangir Atasever’in yörünge altı araştırma uçuşuyla mikro yer çekimi araştırmalarında yeni bir tecrübe kazanıldığını söyledi. Bu adımların yeterli olmadığını ve daha büyük hedeflerin peşinden koştuklarını ifade eden Erdoğan, elde edilen tecrübeyi daha yukarılara taşıma gayreti içinde olduklarını dile getirdi. İnşallah Türkiye’nin insanlı uzay çalışmalarında daha nice görevi başarıyla gerçekleştireceğini belirtti.
2021’de açıklanan Millî Uzay Programı’nın en heyecan verici hedeflerinden birinin Ay olduğunu anımsatan Erdoğan, Ay Araştırma Programı kapsamında geliştirilen Ay Uzay Aracı’nın üretim, montaj ve entegrasyon faaliyetlerinin tamamlandığını ve sistem seviyesi çevresel testlerinin gerçekleştirildiğini söyledi. Yaklaşık 3,5 ton ağırlığındaki aracın yüzde 80’in üzerinde yerlilik oranına sahip olmasının büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirtti. İMECE ve TÜRKSAT 6A gibi projelerde kazanılan mühendislik tecrübesinin Ay görevine aktarıldığını, her seferinde sıfırdan başlamadıklarını vurguladı.
Erdoğan, uzayda var olmak için sadece uydu üretmenin yeterli olmadığını, uzaya erişimin de gerektiğini belirterek, Millî Uzay Programı ile uzaya erişim ve uzay limanı hedefini özel bir yere koyduklarını dile getirdi. Somali’de hayata geçirilecek uzay limanının inşa çalışmalarına başlandığını ve bu stratejik projenin Türkiye’nin uzaya erişim kapasitesini geliştirmenin yanı sıra Afrika kıtasının uzay ekosisteminin gelişmesine de katkı sağlamayı hedeflediğini söyledi. Uzay yarışının birkaç ülkenin kendi arasında yürüttüğü bir mücadele olmaması gerektiğini, uzayın silahlandırılmasının ise insanlığın ortak geleceğine yönelik tehlikeli bir tehdit oluşturduğunu ifade etti.
Türkiye olarak uzayın imkânlarından daha fazla ülkenin yararlanmasını, daha fazla gencin uzay teknolojilerine erişmesini istediklerini belirten Erdoğan, uzayın artık tek başına bir ülkenin şekillendirebileceği bir alan olmaktan çıktığını, küresel bir alana dönüştüğünü ve ortak hedefler etrafında birlikte hareket etmeyi gerektirdiğini söyledi. Kongreyi ortak geleceği birlikte şekillendirmek açısından kıymetli bulduğunu ve uzayın geleceğinin uluslararası iradeyle şekilleneceğini belirtti. Bu minvalde “Uzayda Barış İçin Antalya Deklarasyonu”nu imzalayanlara teşekkür etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin uzay alanındaki en büyük gücünün sahip olduğu uydular veya geliştirdiği teknolojiler değil, genç ve nitelikli insan kaynağı olduğunu vurguladı. Mühendisler, bilim insanları, girişimciler ve bunları buluşturan siyasi irade ile hedeflere doğru ilerlediklerini söyledi. Cumartesi günü Şanlıurfa’da düzenlenen TEKNOFEST Güneydoğu’da gençlerin heyecanına şahitlik ettiğini ve bu teknoloji festivalinin gelecek adına umutları artırdığını belirtti. TEKNOFEST kuşağı olarak yetişen gençlerin roketlerden uydulara, yapay zekâdan uzay teknolojilerine kadar pek çok alanda dünyayla yarışan projeler geliştirdiğini ifade etti. Bu gençlerin yarının astronotları, mühendisleri, bilim insanları ve uzay girişimcileri olacağını ve Millî Uzay Programı’nın diğer hedeflerini gerçeğe dönüştüreceklerini söyledi. Türkiye’yi küresel uzay ekosisteminin güçlü ve saygın aktörlerinden biri haline getirene kadar hedeflerinden sapmayacaklarını ve bu yolu dostlarla yürümek istediklerini kaydetti. 77. Uluslararası Uzay Kongresi’nin bu ortak zemini büyütmek için anlamlı bir fırsat olduğuna inandığını dile getirerek, kongrenin ülkeler ve tüm insanlık için hayırlı sonuçlara vesile olmasını diledi.
Yorum Yap