
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İletişim Başkanlığı tarafından Ankara’da düzenlenen “Türk Dünyası Diyalog Forumu”nun açılışında konuştu. Forumun “Fikirden Diyaloğa, İleri” temasıyla düzenlendiği belirtildi; Cumhuriyet’in 103’üncü yıldönümünün yaşandığı günlerde başkentte gerçekleşen açılışta Duran, Türk dünyasının teşkilatlanma kapasitesine vurgu yaptı.
Teşkilatlanma ve ortak irade vurgusu
Duran, Türklerin üç kıtada 16 imparatorluk ve yüzlerce devlet kurduğunu hatırlatarak, bunun ancak üst düzey bir teşkilatlanma kapasitesiyle mümkün olabileceğini ifade etti. Türk Devletleri Teşkilatı’nı bu kabiliyetin en son ve en geniş örneği olarak niteleyen Duran, 30 Ekim tarihinin 1992’de Ankara’daki Türk Dili Konuşan Ülkeler Devlet Başkanları Toplantısı ile tesadüf ettiğini belirtti. Duran, “liderler masasının yanında güçlü bir fikir ve iletişim masası daha kuruyoruz” sözleriyle bu yeni girişimin önemine dikkat çekti.
Kaşgarlı Mahmud’dan Gaspıralı’ya tarihsel çizgi
Duran, 11. yüzyılda Kaşgarlı Mahmud’un Divanu Lugati’t-Türk’te Türk boylarının lehçelerini tek bir sözlükte topladığını ve kitabın başına bir harita yerleştirdiğini anlattı. Bu yolu modern dönemde İsmail Gaspıralı’nın Tercüman gazetesiyle sürdürdüğünü belirten Duran, “Dilde, fikirde, işte birlik” ilkesinin erken bir iletişim projesi niteliği taşıdığını söyledi. Forumun bu iki ismin ortak çizgisinin yansıması olduğunu ifade eden Duran, birbirimize olan tarihsel bağlılığımızı 21. yüzyılın küresel iletişim düzleminde yeniden kurma girişimi olarak tanımladı.
Enerji, koridorlar ve jeopolitik ağırlık
Duran, 2009’da Nahçıvan’da atılan temelin 2021’de İstanbul’daki zirvede Türk Devletleri Teşkilatı’na dönüştüğünü ve Türk Dünyası 2040 Vizyonu’nun işbirliğinin yönünü belirlediğini kaydetti. TÜRKSOY, TÜRKPA, Türk Yatırım Fonu ve Uluslararası Türk Akademisi gibi kurumların bu yolun taşıyıcıları olduğunu belirten Duran, Türkiye’nin bu süreçte yer aldığını vurguladı. Hazar’dan Akdeniz’e uzanan enerji hatları ile Orta Koridor’un demiryolları, limanları ve lojistik merkezlerinin önemine değinen Duran, bölgenin jeopolitik ağırlığının arttığını, bunun beraberinde sorumlulukları da büyüttüğünü söyledi.
Dijital çağda dil ve yapay zekâ
Duran, dilin ortak hafızanın ilk inşa unsuru olduğunu belirterek, dijital verilerin ve yapay zekâ modellerinin dijital ortamdaki anlatıyı şekillendirdiğine dikkat çekti. Kendi dilde ve kaynaklarla nitelikli içerik üretmenin önemini vurgulayan Duran, aksi halde Türk dünyasına dair anlatının başkaları tarafından yazılacağı uyarısında bulundu. Bu bağlamda Türkistan’da yapılan “Dijital Türk Dünyası” vurgusunun ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türk dili modeli çağrısının stratejik önemine işaret etti. Türk Devletleri Teşkilatı çatısında 34 harfli Ortak Türk Alfabesi önerisi üzerinde uzlaşıldığını hatırlattı.
Dizi, film ve dezenformasyonla mücadele
Duran, Türk dizilerinin Türk dünyasında ve dünyanın farklı bölgelerinde geniş izleyici kitlelerine ulaştığını, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan sinemalarının uluslararası festivallerde görünürlük kazandığını söyledi. Ortak film, dizi ve belgesellerle ortak bir medya ekosistemi kurulması gerektiğini ifade etti. Dezenformasyonla mücadeleye ilişkin olarak İletişim Başkanlığı bünyesindeki Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’ni ve geçen yıl Ankara’da düzenlenen Türk Devletleri Dezenformasyonla Mücadele Forumu’nu anan Duran, teyit faaliyetlerinin ortak bir refleks haline getirilmesi gerektiğini söyledi.
Forumun devamı
Duran, bugün yapılacak “Medya ve İletişim” paneli ile yarınki Gaspıralı oturumunun önemine değinerek, burada kurulacak ilişkilerin düzenli istişare mekanizmalarına dönüşmesini temenni etti. Konuşmasını “Tarih, hiçbir kuşağa yazılmış hazır bir sayfa vermemiştir, her kuşak kendi hikâyesini yazmıştır” sözleriyle tamamlayan Duran, Türk Dünyası Diyalog Forumu’nun hayırlara vesile olmasını diledi.



